Yorumsuz
Aslında bu öyle aşk,sevgi ve duygusallık içeren bir yazı değil. Geçenlerde Kızılay’dan otobüse binip evime gelicektim. Durakta bir ayağı protezli 25-30 yaşlarında biri daha vardı. Tesadüf eseri aynı belediye otobüsüne binmiştik.
Ben tabi ayağının olmadığı protezinden belli olan kişiye öncelik tanıyıp otobüse binmesini sağladım. Cüzdanından Gazilik kartını şoföre gösterip ilerlemek isterken durduruldu ve ‘Bu kart burda geçmez. Hem sen ne gazisisin baksana benden sağlamsın’ cümleleri ile aklı sıra -aklı var mıdır tartışılır ama- laf sokmaya çalışılıyordu. Gazimizin arkasında olduğum için konuşmalraı rahatlıkla duyabiliyordum. Tabi bazı vatandaşlarımızda akıllı!!! şoföre hak vermek için türlü cümleler sarf ediyordu.
Gazimiz en sonunda dayanamayıp kocaman adam gözyaşları arasında konuşmaya başladı.(aklımda kalan kısımları ile aynen aktarmaya çalışıyorum)
” Ben sizler burda huzur içinde bu otobüslere binesiniz diye Şemdinli’de ayağımı kaybettim. Vatan için verdiğim ayağım olmasına rağmen eksikliğimi kimseler farketmesin acımasın diye saklamaya çalışıyorum. Vatan için verdiğim ayağımdan dolayı acımayın diye. hala çalışan polisler kodomanlar bu otobüslere bedava binerken ben sizler rahat rahat hayatınızı yaşayın diye ayağımı kaybettiğim halde sanki paradan kaçıyormuşum gibi bi umameleyi görmek ne kadar utandırıcı bir duygu.”
Tam aktaramasamda buna yakın birşeylerdi ve cümleleri biter bitmez otobüsten indi. O kadar laf söyleyenler ikna etmeye çalıştı ama nafile tabiki. Bende arkasından indim tabi önce o otobüsün şöförünün ismini soyadını arabanın plakasını ve ottobüs numarasını alarak. Gerekli yerlere şikayetimi ve o gazimize verilen değerin!!! Büyüklüğü!!! karşısında duyduğum utancı bildiren bir yazı ve şikayet dilekçesiyle gerekli makamlara ilettim.
Sonucunu en kısa zamanda alırım umarım. Dünyanın parasını yiyip ülkemizin ……. edenlere verilen değerle , Vatan için bizler için gazi olanlar arasındaki fark işte!!!
Ey güzel ülkem…..